pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 TİMURTAŞ HOCA VAAZLARI: ÜÇ
ÜÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÜÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2021 Salı

518-) TİMURTAŞ HOCA ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ

517-) TİMURTAŞ HOCA ÜÇ AYLAR 2. VAAZ




517-) TİMURTAŞ HOCA ÜÇ AYLAR 2. VAAZ
İslâm dünyasında her yıl manevî bir iklimin hüküm sürdüğü ve ramazan bayramıyla sona eren üç aylar, müslümanlara dinî hissiyat ve ibadet yoğunluğu eşliğinde gündelik hayatlarını sorgulama, yenileme ve zenginleştirme fırsatı sunmaktadır. Üç ayların faziletine dair Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlerin yanı sıra dinî kültürde mübarek sayılıp kutlanan Regaib, Mi‘rac, Berat ve Kadir gecelerinin bu aylarda yer alması üç aylara ayrı bir önem verilmesine, ibadet, dua, zikir ve hayırlı işlerle daha fazla meşgul olunarak dinî duyarlılığın daha yoğun olarak yaşanmasına zemin hazırlamıştır. Ancak hadis âlimleri receb ve şâban aylarının fazileti hakkında kaynaklarda mevcut rivayetlerin çoğunun uydurma, önemli bir kısmının zayıf olduğunu ifade etmektedir. Resûl-i Ekrem’in receb ayı girdiğinde, “Allahım, receb ve şâbanı bize mübarek kıl ve bizi ramazana ulaştır!” şeklinde dua ettiği yolundaki rivayet (Taberânî, el-Muʿcemü’l-evsaṭ, IV, 189; Ebû Nuaym, VI, 269; ayrıca bk. Müsned, I, 259) zayıf kabul edilmektedir. Resûlullah’a isnat edilen, “Receb Allah’ın ayıdır, şâban benim ayımdır, ramazan ise ümmetimin ayıdır” rivayetinin ise aslı bulunamamıştır (Süyûtî, s. 114).


Üç aylarda yerine getirilmesi gelenek halini almış nâfile ibadetlerden biri oruçtur. Receb ve şâban aylarının tamamının oruçlu geçirilerek ramazanla birleştirilmesi “üç aylar orucu” şeklinde adlandırılır. Ramazan ayında kasten bozulan oruçtan dolayı yerine getirilmesi gereken iki aylık kefâret orucunun receb ve şâban aylarında tutularak böylece üç ayların oruçlu geçirildiği de görülmektedir. Üç aylar orucunun âdet haline gelmesinde, bu ayların faziletine dair Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlere dayanıp ramazan ayını dinî duyarlılık ve ibadet yoğunluğu içinde karşılama niyetinin etkili olduğunu söylemek mümkündür. Resûl-i Ekrem’in şâban ayında diğer aylara oranla daha fazla oruç tuttuğu, bazan da tamamını oruçlu geçirdiği hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, “Ṣavm”, 52; Müslim, “Ṣıyâm”, 175, 176). Ancak Resûlullah’ın receb ve şâban aylarını birleştirerek aralıksız oruç tuttuğuna, böylece üç ayları oruçlu geçirdiğine dair sahih kaynaklarda herhangi bir rivayet mevcut değildir. Belirli günler dışında her zaman nâfile oruç tutulması mümkündür; ancak fazileti hakkında hadis bulunan ya da belirli zamanlarda tutulması tavsiye edilen nâfile oruçlar arasında üç aylar orucu mevcut değildir.


Receb ayının fazileti ve bu ayda oruç tutulmasıyla ilgili rivayetlerin zayıf olması dolayısıyla bu orucun hükmü hakkında âlimler değişik görüşler ileri sürmüştür. Bazı âlimler receb ayında oruç tutmayı müstehap kabul ederken bazıları, receb ayına özel bir kutsiyet atfedilmesi ve halkın bunu zorunlu bir ibadet şeklinde algılaması endişesiyle bu ayda oruç tutmayı sakıncalı görmüştür. Bir kısım âlimler de özellikle receb ayının tamamını oruçlu geçirmeyi hoş karşılamamıştır. Şâban ayının büyük kısmını ya da tamamını oruçlu geçiren Hz. Peygamber ramazan dışındaki en faziletli orucun şâbanda tutulan oruç olduğunu ifade etmiştir (Tirmizî, “Zekât”, 28). Bundan dolayı şâban ayında oruç tutulması çoğunluk tarafından mendup sayılmakla birlikte Resûl-i Ekrem’in ramazan ayından başka hiçbir ayın bütününü oruçlu geçirmediğine dair hadislere (Buhârî, “Ṣavm”, 52; Müslim, “Ṣıyâm”, 175, 178) ve şâbanın on beşinden sonra orucun terkedilmesine yönelik rivayetlere dayanan bazı âlimler, orucu farz olan ramazan ayına şevkle girmeyi zorlaştıracağı düşüncesiyle bu ayın ikinci yarısında oruç tutmayı mekruh görmüştür.


Dinî gelenekte üç aylara önem verilmesinin sebeplerinden biri de bu aylarda bulunan kandil geceleridir. Receb ayının ilk cuma gecesi Regaib, aynı ayın yirmi yedinci gecesi Mi‘rac, şâban ayının on beşinci gecesi Berat ve ramazan ayının yirmi yedinci gecesi Kadir gecesidir. Regaib ile Berat’ın kutsallığı kesin olmadığı gibi bu gecelerde ifa edilecek ibadetler hakkında kaynaklarda sahih hadislere rastlanmamaktadır. Kandil gecelerinin en önemlisi Kadir gecesidir. Aynı adı taşıyan sûrede Kur’an’ın inmeye başladığı bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmektedir (el-Kadr 97/1-3). Kadir gecesinin ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rastladığı görüşü âlimlerin çoğunluğu tarafından benimsenmiştir. Üç aylarda nâfile namaz kılınması, itikâfa girilmesi, bu aylarda yedi sene oruç tutulduktan sonra kurban kesilmesi gibi özel ibadet şekilleri kaynaklarda yer almamaktadır. Üç aylarda vefat eden kimsenin sorgusunun yapılmayacağı yolundaki inanışın da aslı yoktur.

516-) TİMURTAŞ HOCA ÜÇ AYLAR 3. VAAZ


516-) TİMURTAŞ HOCA ÜÇ AYLAR 3. VAAZ

Üç aylar, İslam âleminde maneviyat ve ibadetlere önem verilen, haramlardan uzak durulmaya çalışılan ve nafilelere yönelme noktasında diğer aylardan daha fazileti olan aylardır. Çünkü Rabb’ül – Âlemi’nin lütuf ve ihsanı, affı ve mağfireti bu aylar içerisinde fazlasıyla tecelli etmektedir. Bundan dolayı, bu ayları hakkıyla değerlendirmek, geceleri ihya ederek manevi azığı elde edebilmek tüm Müslümanlar için, bilhassa da İslam davetçileri için gereklidir.

Bu ayları ayrıcalıklı kılan bazı sebepler şunlardır:

Efendimizin (s.a.v) ümmetinin ömrü kısa olduğu için, Allah kullarını affetmeye vesileler murat etmiş, bu sebeple mübarek günler ve geceler yaratmıştır.

Resulullah (s.a.v)’dan bu ayların faziletine dair bazı rivayetler zikrolunmuştur.

Beş vakit namaz bu aylar içerisinde farz kılınmıştır.

Kur’an-ı Kerim bu aylarda nazil olmuştur.

Mübarek gün ve gecelerden dördü bu aylar içerisinde vuku bulmaktadır.

Receb ayının ilk cuma gecesi Regaip Kandili,

Receb ayının 27. gecesi Mirac Kandili, (Efendimizin Rabbiyle bizzat görüşmesi)

Şaban ayının 15. gecesi Beraat Kandili, (Günahlara kefaret, günahlardan Berat gecesi)

Ramazan ayının son on gününde bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi.

Receb Ayı: ‘’Receb’’ kelimesi, ta’zim manasına gelen (tercib) ile aynı kökten alınmadır. Tevbe edenlere rahmet edildiği ve amel edenlerin amellerinin kabulünden dolayı bu aya ‘esam’ da denir.

Receb ayı hem haram aylardan hem de üç aylardan olması hasebiyle iki kat faziletli bir aydır. Bu ayda savaşmak yasaklanmıştır. Receb ayının fazileti hususunda bazı rivayetler zikredilmiştir. Ancak bu rivayetlerin sıhhat derecesi zayıf olduğundan burada yer vermedik.

Şaban Ayı: Bu aya, çok hayrın olması hasebiyle hayır yolu anlamında Şaban denilmiştir.

Bu ayda yer alan Beraat Kandili hakkında Efendimiz Hz. Ayşe’ye: “Sen bu gecenin Şaban’ın on beşinci gecesi olduğunu bilmiyor musun? Allah (azze ve celle)’ın bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının kılları adedince cehennemden azadları vardır. Bu azadlardan altı zümre istisna edilmiştir. Devamlı içki içenler, ana babasına asi olanlar, zina yapanlar, bir Müslüman bir şey satın alırken üzerine varıp fiyat artıranlar, suret yapanlar, koğuculuk edenler.”1 buyurmuştur.

Ramazan-ı Şerif: Üç ayların sonuncusu kendisinde bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’nin ve manevi azık deposu olan itikâfın bulunduğu aydır. Ramazan orucu, Peygamber’in hicretinden bir buçuk sene sonra Şaban ayının onuncu günü farz kılınmıştır. Farziyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. “Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.”2

Bu ayet ramazan orucunun vucubiyetini ifade etmektedir. Fazileti hususunda birçok hadisler mevcuttur.

Ebu Hureyre’den rivayetle: Efendimiz şöyle buyurmuştur. “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”3

Ramazan-ı Şerif’in faziletleri diğer iki aydan daha fazladır. Bu ayda özürsüz oruç tutmamak büyük günahlardandır ve kazasını gerekli kılar. Diğer iki ayda oruç tutmak nafile, bu ayda tutmak ise farzdır. Hatta belirli bir özür sebebiyle (sefer, baygınlık, hastalık vs.) gibi hallerde tutulamayan oruçların kazası gerekir. Tutulmuş bir orucun kasten bozulması halinde (Receb ve Şaban) aylarında kazayı gerekli kılarken bu ayda hem kaza hem de kefareti gerekli kılar.

Üç Aylarda Yapılması Müstehap Olan İbadetler:

Oruç tutmak: Receb ayının perşembe, cuma ve cumartesi günlerinde tutulacak oruçlar,4 aynı şekilde Şaban ayında (Efendimizin sünneti üzere) tutulacak oruçlar da müstehaptır. Hz. Aişe validemizden şöyle rivayet edilmiştir:

“Rasullah’ın hiçbir ayda Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şaban’ın tamamını oruçla geçirirdi.”5

Efendimizin Şaban ayında diğer aylardan daha çok oruç tutmasının hikmeti üzerine birçok âlimin görüşleri mevcuttur. En kuvvetli rivayete göre Efendimizin bu ayda daha fazla oruç tutmasının hikmeti şu hadiste belirtilmektedir.

Usame bin Zeyd, der ki:

“Ey Allah’ın Rasulü! Dedim, ben sizi hiçbir ayda Şaban’da tuttuğunuz kadar çok oruç tutar görmüyorum (bunun sebebi nedir?)

Efendimiz şöyle açıkladılar:

Bu, halkın Ramazanla Receb arasında gaflet ettiği bir aydır; hâlbuki bu ay amellerin Rabbul Alemine yükseltildiği bir aydır. Ben amellerimin oruçlu olduğum halde yükselmesini istiyorum.”6

Şaban ayının tamamını oruçlu geçirdiği zaman Ramazan ayına sıhhatle başlayamayacağından korkan kimse için Şaban’ın on beşinden sonra Ramazan orucunu karşılama maksadıyla oruç tutulması nehyedilmiştir.

Müslüman kimse bilmelidir ki; Efendimiz (s.a.v) hayatları boyunca hem Rabb’ine ibadet etmiş hem de O’nun yolunda mücadele vermiştir. “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşr olunursunuz” düsturu hayatımızı O’na vakfetmemiz gerektiğini beyan etmektedir. Bu mübarek gün ve geceler, Müslüman’ın gafletinin veya Allah yolunda hizmetteki hatalarının affı için vesileler olmalıdır. Allah (c.c.) ise ayetinde “De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”7 buyurmaktadır.

Rabbimiz bu üç ayları hakkıyla ihya edebilmeyi nasip eylesin ve bu mübarek ayları İslam ümmetinin dirilişine, birlik ve beraberliğine, kardeşliğin pekiştirilmesine ve kendisine yakınlaşmamıza vesile kılsın.