pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 TİMURTAŞ HOCA VAAZLARI: 501-) TİMURTAŞ HOCA İSLAMA SALDIRI VAR

21 Mart 2021 Pazar

501-) TİMURTAŞ HOCA İSLAMA SALDIRI VAR



501-) TİMURTAŞ HOCA İSLAMA SALDIRI VAR

Onlar, inançlı ve dindar Müslümanları (sosyolojik Müslümanlar da var), “Bin dört yüz yıl önce ortaya çıkmış bir çöl arabının çağdışı dünya görüşlerine bağlanmakla” suçluyorlar. Hazret-i Muhammed’i bir çöl arabı olarak görmek, İslâm’ın hükümlerini de çağ dışı olarak kabul etmek son derece ucuz, demagojik, kültür dışı bir yaklaşımdır. İslâm’ı ve Müslümanları inceleyen, bu konuda uzman olan nice gayr-i müslim âlimler, araştırıcılar, aydınlar böyle demiyor, böyle bayağı bir üslup kullanmıyor.


Birtakım evrensel kurallar, ilkeler, gerçekler zamanla eskimez, değer kaybetmez. Onlar zamanın üzerindedir. Bin dört yüz sene önce değil, iki bin dört yüz sene önce ifade ve beyan edilmiş olsalar da değerlidirler.


İslâm’ın büyük bir medeniyet, kültür, siyaset, hukuk, sanat, mimarlık, ilim, irfan birikimi ve mâzisi vardır. Müslümanların bu çağda büyük bir buhran geçirdikleri doğrudur; lakin bu buhran yüzünden İslâm’a ve onun Peygamberine seviyesiz ve bayağı bir üslup ile saldırmak doğru değildir.


Hülâgû İslâm dünyasını istilâ ettiği zaman, Bağdad’taki Halifenin, bir çuvala konup vahşi Moğol askerlerinin atlarının ayakları altında ezdirilerek şehid ettirildiği zaman Müslümanlar büyük bir mağlubiyet ve hezimet yaşamışlardı. Devletleri, Hilafetleri, mektepleri, medreseleri, kütüphaneleri, idarî teşkilatları yıkılmıştı. Milyonlarca Müslüman öldürülmüştü. Dicle nehri, suya atılan yazma eserlerin mürekkepleri yüzünden siyaha boyanmıştı. Bu manzaraya bakıp da İslâm’ı kötüleyenler doğru bir hüküm vermiş olmazlar. Milletlerin, ümmetlerin, toplumların hayatında böyle ârızalar, kopukluklar, inişler olur.


Müslümanlar, uzun tarihleri boyunca nice bâdireler atlatmışlardır. Hülâgû’nun zulüm ve tahribatından sonra, zâlim ve kanlı Moğol Hanının torunu Gazan Han Müslüman olmuş, Ahmed ismini almış ve İslâm bu ihtida ile en güzel şekilde intikamını alarak yine yükselmiştir.


Hindistan’da, zâlim ve kâfir Ekber Şah (Ekfer Şah denilebilir), karışık bir din çıkartmış, selamı yasaklamış, onun yerine “Allahu Ekber” denilmesini emretmiş, türlü zulümler etmişti. Sonunda bu ârıza da bitmiş, gerçek İslâm dini yine hâkim olmuştur. İslâm dünyasındaki ârızalar hep böyle olmuştur. Gelip geçmişler, İslâm devamlılığı sürmüştür.


Hazret-i Muhammed’in insanlığa tebliğ etmiş olduğu imanî, ser’î, dünyevî hükümler asla eskimez, çağdışı olmaz. O yüce Peygamber insanlığa ilmi, irfanı, ahlâkı, fazileti, adaleti, merhameti, güzel ve iyi şeyleri bildirmiştir. Adalet eskir mi? Merhamet eskir mi? Ahlâk ve fazilet eskir mi? Allah’a, âhirete, iyiliğe kötülüğe, insanların hesap vereceklerine dair hükümler eskir mi?


İslâm tevhid dinidir. Tevhid eskimez. İslâm insan boyutlarına uygun sağlıklı bir medeniyet ve dünya nizamı getirmiştir. Bu nizam eskimez. Eskiyen teferruata ait şeylerdir. Vaktiyle atlarla, develerle, atarabalarıyla; yelkenli veya kürekli gemilerle seyahat edilirmiş. Elektrik yokmuş, insanlar mumlarla, kandillerle, şamdanlarla aydınlanırmış. Asfalt yokmuş, tren, otomobil, motorlu araçlar, uçaklar yokmuş. Bunlar gelip geçici şeylerdir. Bu asrın başlarında borulu gramafonlar için “Fennin son harikası âletler” deniliyordu. Şimdi denilmiyor. Vaktiyle hayran kalınan yandan çarklı gemiler artık yok. İlk uçaklar ve otomobiller antika oldu. Bunları medeniyet sanmak, bunları yüceltmek ahmaklıktır.


Geçmiş Müslümanların ortaya koymuş, üretmiş olduğu sanat eşyaları bugün dünya müzelerinde teşhir ediliyor ve Müslüman veya gayr-i müslim her insan onlara hayran kalıyor. Müslümanlar tarih boyunca büyük mimarlık eserleri ve anıtları meydana getirmiştir. Müslümanlar büyük bir hukuk sistemi kurmuştur. 1949’ta İstanbul Üniversitesi tarafından bastırılmaya başlanan “Hukuk-i İslâmiyye ve İstılahat-ı Fıkhıyye Kamusu” (o zamanki İstanbul müftüsü Ömer Nasûhi Bilmen’in kitabı) adlı altı ciltlik büyük ve muhalled eserin başına bir önsöz yazan rektör Ordinaryüs Profesör Dr. Sıddık Sami Onar, “İstikbalin kanun vâzıları (koyucuları), hazırlayacakları kanunları bu kitaptan çıkartacaklardır” diyerek İslâm hukukunun, İslâm fıkhının ne büyük bir adalet kaynağı olduğunu tebarüz ettirmiştir.



Dinsizlerin “Çöl Arabı” diye küçümsemeye yeltendikleri Hazret-i Muhammed cihan tarihinin kaydettiği en büyük ve mükemmel insandır.

Onun büyüklüğünü kabul etmek için Müslüman olmak gerekmez. İslâm’ı kabul etmeyen insaflı bir aydın Hazret-i Muhammed’in devlet adamı, lider, kanun koyucu, önder, rehber, medeniyet kurucu bir kimse olarak ehemmiyetini tasdik eder. Nitekim yüzlerce, binlerce batılı âlim onun büyüklüğünü ve önemini tasdik ve teslim etmiştir.


O, mektepte okumamıştı. Onun muhitinde üniversite falan yoktu. Bilgisi, ilmi, irfanı hocalardan, kitaplardan gelmiyordu. Yedinci miladî asırda Arabistan gibi bir yerde, Mekke ve Medine şehirlerinde yaşamış, böyle bir muhitte, kısa zamanda dünyanın yarısını fetheden ve insanlığı aydınlatan bir din, bir medeniyet, bir sistem geliştirmişti.


Müslümanlık, 1492’de İspanya ve Portekiz’den koğulan Yahudilere barış içinde yaşayabilecekleri, kendi kimliklerini koruyabilecekleri bir vatan kazandırmıştır. İşte hakikî medeniyet budur. Kendi milletinin inançlarına ve bu inançlara göre yaşayabilme hürriyetine karşı çıkanlar İslâm’ı nasıl anlayıp idrak edebilirler?


Müslümanların bugünkü durumuna bakıp da İslâm dinini, onların zilleti, zebunluğu, mağlubiyeti, kalitesizliği ile çürütmeye kalkışmak ne kadar büyük bir insafsızlıktır. Osmanlı devleti, çöktüğü ve tarihe karıştığı 1922 yılındaki durumu ile değil, Fatih’in, Kanunî’nin devrindeki durumu ile değerlendirilmelidir.


Zerre kadar insafı ve iz’anı olan bir gayr-i müslim, İslâm ile Müslümanları özdeşleştirmez, Müslümanların hatâlarını, zebunluklarını, mağlubiyetlerini dinin suçu olarak görmez. Bugün Viyana’da Müslüman işçiler çöpçülük yapıyorsa bunun kabahati İslâm değildir. Müslümanların o şehri iki kere pür tantana muhasara etmiş olduklarını unutmamak gerek.


İslâm’ı kötüleyenlerin, bu yüce dini bin dört yüz yıl önce yaşamış bir çöl arabının çıkarttığı çağdışı ilke ve kurallar olarak görenlerin İslâm ile mukayeseye değecek ne gibi medeniyet, kültür, sanat, hukuk, mimarlık eser ve âbideleri vardır?


Dünyada bütün dinler geriliyor, sadece İslâm ilerliyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Müslümanların sayısı on milyonu geçmiştir. İngiltere’de, Fransa’da milyonlarca Müslüman var. Bütün ileri, zengin, müreffeh batı ülkelerinde her yıl binlerce aydın din olarak Müslümanlığı kabul ediyor. İslâm güneşi yakında Batı’dan doğacaktır. İnançsızların, ekmeği ve tuzu ile beslendikleri bu milletin dinine hakaret etmeye hakları yoktur. İnanmıyorlarsa içlerinde saklasınlar.
İslam düşmanı şiddetin kronolojisi
Yeni Zelanda’daki terör saldırısı dünyayı derinden sarstı. Ancak bu, son yıllarda gerçekleşen ilk İslam düşmanı saldırı değil. Son 10 yılda Müslümanların hedef alındığı terör saldırılarını derledik.


Schüsse in Moschee in Neuseeland
Yeni Zelanda, 2019: İki camiye silahlı saldırı


Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde iki camiyi hedef alan terör saldırılarında en az 49 kişi hayatını kaybederken 20 kişi de yaralandı. Saldırgan, Cuma namazı sırasında camiye girerek etrafa ateş açtı. Yeni Zelanda polisi, araçlarında patlayıcı madde bulunan dört saldırganı gözaltına aldı. Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern saldırıyı sert bir dille kınadı. Yaptığı kısa açıklamada olayın gerçekleştiği günü ülkesinin tarihindeki "en karanlık günlerden biri" olarak nitelendiren Ardern, bu tür eylemlere "Yeni Zelanda'da yer olmadığını" ifade etti. Kurban yakınlarına taziye dileklerini ileten Başbakan, "Yeni Zelanda sizin memleketinizdir. Kendinizi burada güvende hissediyor olmalıydınız. Bu çok açık bir biçimde bir terör saldırısıdır" diye konuştu.


Rechtsradikaler Terrorangriff in Bottrop
Bottrop'taki saldırının ardından


Almanya, 2019: Bottrop ve Essen'da saldırı


2018'i 2019'a bağlayan yılbaşı gecesinde 50 yaşındaki Andreas N., Almanya’nın batısındaki Ruhr bölgesinde otomobilini kasıtlı olarak göçmenlerin üzerine sürdü. Saldırı sonucunda dört kişi yaşamını yitirirken, 20'yi aşkın kişi de yaralandı. Fail, Bottrop'ta çocuklu bir Suriyeli ve Afgan aileyi hedef aldı. Essen'da da aracını otobüs durağında bekleyen yayaların üzerine sürdü. Birçok insan saldırıdan kurtulmayı başardı. Saldırgan, eylemini ırkçı sözlerle savundu. Saldırı, Alman makamları tarafından terör saldırısı olarak sınıflandırıldı.


Kanada, 2017: Quebec'te cami saldırısı


Kanada'nın Quebec bölgesindeki İslami kültür merkezinde bulunan altı kişi akşam namazı sırasında silahlı bir saldırıda katledildi, 18 kişi ise yaralandı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, saldırıyı "ibadet sırasında Müslümanlara düzenlenmiş bir terör saldırısı" olarak tanımlayarak kınadı. Başbakan, "Müslüman Kanadalılar bizimulusal dokumuzun önemli bir parçasıdır ve bu tür manasız eylemlerin toplumumuz, kentlerimiz ve ülkemizde yeri yoktur" dedi.


USA - White Supremacists in Charlottesville
Charlottesville'de aşırı sağcı eylemciler


ABD, 2017: Charlottesville'de aşırı sağcı eylemler


ABD'nin Virginia eyaletinde bulunan Charlottesville kentindeki sağcı bir eylemde bir otomobil karşıt görüşlü eylemcilerin arasında daldı. Saldırı sonucunda bir kişi hayatını kaybetti, 33 kişiyse yaralandı. Saldırgan 20 yaşında bir Ohiolu idi. Charlottesville'deki eylemler, Neonaziler ve Ku Klux Klan mensupları gibi aşırı sağcı ve ırkçı grupların mevcudiyetiyle akıllara kazındı.


İngiltere, 2017: Finsbury'de camiye saldırı


19 Haziran 2017 tarihinde 47 yaşındaki bir kişi, Londra'nın kuzeyindeki Finsbury Park Camii yakınlarında araçlı saldırı düzenledi. Saldırı sonucunda bir kişi yaşamını yitirirken, 10 kişi de yaralandı. Sözü edilen kişilerin tamamı, Ramazan dolayısıyla teravih yolunda olan Müslümanlardı. BBC'ye konuşan bir görgü tanığı, saldırganın "Müslümanları öldürmek istediğini" söylediğini kaydetti. Daha sonra saldırı gerekçesi olarak da "İslam nefreti" tabirini kullandı. Saldırgan ömür boyu hapse mahkum edildi.


London Finsbury Park Anschlag Juni 2017
Finsbury saldırısının ardından


Almanya, 2016: Münih'te AVM saldırısı


Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen saldırıda en az on kişi hayatını kaybetti. 18 yaşında bir öğrenci olan saldırgan, saldırının ardından intihar etti. 22 Temmuz 2016 tarihinde düzenlenen saldırıda saldırganın 60 el ateş ettiği belirlendi. Polis, saldırganın daha önce birçok yabancı düşmanı ve ırkçı ifadeler kullandığını kaydetti.


Man Kills Three Muslim Students At University Of North Carolina
Chapel Hill kurbanları


ABD, 2015: Chapel Hill'de suikast


Üç öğrenci, North Carolina eyaletindeki Chapel Hill'deki evlerinde 46 yaşındaki komşuları tarafından vurularak öldürüldü. Saldırgan Craig H.'nin, kendisini Facebook sayfasında din karşıtı olarak tanımladığı ve bir silah fotoğrafı paylaştığı belirlendi. Öldürülen iki kadının babası Muhammed Ebu Salha, "Kızlarımızın dinlerinden ötürü saldırıya uğradığından eminiz" açıklamasında bulundu. Büyük tepki çeken saldırı sonrasında sosyal medyada #MuslimLivesMatter (Müslüman Hayatlar Önemlidir) hashtag'i ile paylaşımlar yapıldı


Zwei Jahre nach den Anschlägen in Norwegen
Norveç'teki saldırılardan iki yıl sonra


Norveç, 2011: Breivik katliamı


Aşırı sağcı Norveçli terörist Anders Breivik, 22 Temmuz 2011 tarihinde düzenlediği iki saldırıda 77 kişiyi öldürdü. Breivik'in kurbanları ağırlıklı olarak gençlerdi. Sözkonusu saldırı, İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa tarihindeki en kanlı saldırılardan biri olarak tarihe geçti. Hükümet binalarının bulunduğu bölgede bombalı saldırı düzenleyen Breivik, Utoya adasında da gençleri hedef aldı. Saldırılarını titiz bir biçimde planlayan Breivik, manifestosunda çokkültürlülüğü ve "Avrupa'nın İslamlaşmasını" sona erdirmek istediğini yazdı. Breivik, 21 yıl hapse mahkum edildi.

Eczacı Merve el Şerbini, eşiyle birlikte Almanya'nın Dresden kentinde yaşıyordu. El Şerbini, 1 Temmuz 2009 tarihinde Dresden eyalet mahkemesinde ırkçı nefretin kurbanı oldu. Saldırı düzenlendiğinde üç aylık hamileydi. El Şerbini, Almanya'da ilk İslamofobik motifli saldırı kurbanı olarak kayıtlara geçti. 31 yaşındaki kadın, bir hakaret davasında mahkemede ifadesini verdikten hemen sonra, Alman-Rus Alexander W. tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Katil kendisine daha önce "İslamcı" ve "terörist" sözleriyle hakaret etmişti. Saldırganın mahkeme salonuna bu bıçağı nasıl sokabildiği sorusu bugün hâlâ yanıtlanabilmiş değil. Aynen El Şerbini'ye yardım etmeye yeltenen eşinin neden vurulduğu sorusu gibi. Yaralanan ve hayati tehlikeyi atlatmayı başaran adam, bugün oğluyla birlikte Kanada'da yaşıyor. Saldırının gerçekleştiği 1 Temmuz tarihi, Almanya'da Müslüman karşıtı ırkçılığa karşı sembolik bir gün.
Hak batıl mücadelesinde en büyük saldırı dine olmuştur. Bu saldırılar dini yok edebilir mi? Asla. Kanaatime göre Dine saldıranların çoğunun birinci nedeni Müslüman'ım deyip, Müslüman'ca yaşamayanlardan kaynaklanıyor. Bırakın Müslüman olmayanı, Günahkâr Müslüman bile din toplumda ki, yaşantı gibi ise, hacı, hoca, şeyh, Seyda, vaiz, müftü, Sofinin yaşantısı dinse, bu uyduruk dindir diyorlar. Çünkü Din söylemden ziyade yaşanır. Ne yazık ki, İslam toplumu gerçek dinden çok uzaktadır. Hem fert, hem de yönetim olarak, Hurafeli, geleneksel, helal, haram karışımı bir din anlayışı toplum fertlerini bu hale getirmiştir.
Dine saldıranlara tavsiyem dini Müslümanlardan değil, dinin aslından öğrenin. Gerçek dini yaşamak, sahabe hayatını rehber edinmek, insanlık için en büyük din çekici alanıdır." Lisanı hal lisanı kaldan iyidir" (Hal yaşama, Kal anlatma) üstadın (Bediuzzamana) meşhur sözü ne kadar isabetlidir. Görünen tabloda Müslüman'ın Dine verdiği zararı gâvur vermemiştir. Bu da ayrı bir gerçektir.
Bu gün dine karşı saldırıya geçenler, her gün zem edenler, önce niçin bu saldıranlara, temelde yönetimde, siyasette top yekûn iman etmişsiniz. Tiynetlerinde, kan dökmek, işgal, sömürü olanların kapılarında niçin bekliyorsunuz. Avrupa birliğine girmek için var güçleri ile çalışanlar, Bu şer güçlerinin muhipleri olamazlar mı? Önce bu tabloya bakmak lazım. Bunca çaba İslam birliği için olmuş olsaydı şimdi çoktan İslam birliği kurulmuş olurdu,. Batı ağabeyler sömürü düzenleri korumak için müsaade etmezler.
Çünkü milletin başına gelişiniz onların desteği iledir. Aklı başında olan yöneticiler, liderler söylediler, haksızlığı, ikiyüzlülüğü haykırdılar!
Ey batı, size dokunuca teröre karşı olanlar! On sene zarfında siz on iki milyon Müslüman'ı katlettiniz, insanları yurtlarından ettiniz, geride gözü yaşlılar bıraktınız, işgal ettiniz, sömürmek için zemin hazırladınız, İslam coğrafyasında bunlar olunca susanlar, Pariste'ki on iki kişinin ölümüne neden yan yana geldiniz, bu ikiyüzlülük değimlidir? Gerçek olanda bu, yerli bir gazete ve ekibi İslam Peygamberine hakaret eden dergiyi sür manşet etmiş, işte asıl Fransızlar içimizde, önce bunların susturulması gerekir.
Yerli Fransızların zararı daha fazladır, şükür ki, kelaynaklar kadar kalmışlar. Güçleri eskisi gibi yok. Müslümanları tahrik etmeye kimsenin haddi olamaz. Yeter ki, İslam toplumu başında siyonizme karşı liderler bulunsun. Hakkı üstün tutan anlayış olsun, Vahiy kültürünü referans alsın, Avrupa'nın Mimsiz medeniyetlerine kanmasın yeter.
Şu İslam coğrafyasının haline bakın, inancı olanın uykusu kaçıyor. Kahroluyor İnsan, katil Eset, katil, İsrail Başbakanı bile konu Yahudi olunca terörü kınamışlar.
Hal bu ki dünyada en büyük terörist hem de devlet teröristleri kendileridir. İslam toplumu liderleri bunlarla aynı safta bulunmaları en basit ifade ile insanın kanına dokunuyor.
Siyasetten, ticaretten, yaşantının her alanından dini gericilik sayanlar, dinin hortumlarını kesenler, akıl ürünü kanunlarla İslam toplum fertlerini yönetenler, çaba sarf edenler, bunları seçenler, Din ayrı devlet ayrı diyenler, gençliği materyalist eğitimle yoğuranlar, Müslüman'ı uyuşturanlar en az Paris kadar din düşmanlarıdır. Gerçek Dini anlatmayıp, Dini çıkarı için araç olarak kullananlar din düşmanlarıdır.
Faiz müessesini devam ettiren, zinayı serbest bırakan, put düzenlerini koruyan, bekçiliğini meşru gösteren siyasi akımlara din kılıfı uydurup, şirk düzenlerinin yalakası olan, meşru din kılıfı uyduran sahte heva dindarlarda din düşmanlarıdır.
Ümmet görüşünü savunmayan, din sadece ibadetten ibarettir diyen, din devlete, yönetime, siyasete, karışmaz şuurunda ne kadar lider, siyasi görüş, toplum adına çaba gösterenler de din düşmanlarıdır. Ahlak yerine etik diyen, hak adalet yerine demokrasiyi savunanlarda din düşmanlarıdır.
Dinler arası diyalog savunucuları, Cihatsız, fıkıhsız İslam savunucuları yine din düşmanlarıdır. Elindeki basın gücü ile Cüceyi yüce, Yüceyi cüce gösterenlerde hem hain hem de din düşmanlarıdır.
Dinin düşmanı olmayan ne var ki? Gerçek din adamına önem vermeyen, dinin din adamı yetiştirmek için çaba göstermeyen rejimlerde din düşmanlarıdır. İslam'ın beş şartından biri olan Müslüman'ın hac ibadeti için kota koyan, buna uyarak hacı kura ve toto lotoya çevirenler de din düşmanlarıdır. Din düşmanları sadece Paris zihniyeti değil, iki kimlikli kripto yerlileridir. Ağacın çürüğü içindendir. Dinin aslına su karıştıranlardır.
Ey miras yediler! Dini kendinize değil siz dine uyun. Uyduruk din anlayışından vazgeçin. Tam halis muhlis İman edin ondan sonra dine saldıranlara karşı cephe alın. NOT: İstediğim baz da insanları umre ve hacca götüren Tur Center Şanlıurfa şubesini tebrik ediyorum.7- Şubat 2015 TE umre için mukaddes beldelerde olacağım.
Benimle aynı havayı paylaşmak isteyenler 0546 263 78 52 telefondan irtibat kurabilirler. Rabbim Din düşmanlarına fırsat vermesin, inananlara feraset, uhuvvet, ittihat nasip eylesin. Zaman hem ahır hem de ağır zamandır unutmayalım. Din düşmanlarına karşı birlik olmak dileklerimle…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder